Uzay-zamanın hiçbir noktasında veya o zihinsel bilinç alanlarının herhangi birinde asla var olmamış, hiç doğmamış ve saltıktan tamamen bağımsız bir maske dolanıyor kabuklarımın yüzeyinde. Tüm o sarmaşıklarla dolu ormanın içerisinde acele ile yürürken ben, önüme düşen gölgenin hüznü ile birlikte; boğazımı kesen dikenler henüz canımı acıtmıyordu. Dolunay gözlerimin üzerine çarpıyor ve o buz gibi…