Ekim 13, 2022

Kavramak, zamanı dondurabilmek gibidir. Ölen bir andayız şimdi…    Zamanın tekilliğine doğru çekilen maddenin asık suratlı moleküllerinden dışlanmış kararsız bir elektronun, Evren’in karanlıklarında özgürce ilerlerken değindiği apokaliptik söylemleri yol boyunca dikkatle dinledim ve bugüne dek çarpışıp parçalanan onca düşlemin tutarlı bir şekilde yeniden birleşmesini defalarca kez gözlemledim. Gözlerimi kapattığımda perdenin yüzeyinde oluşan uğursuz şekilleri asırlarca izledim…

Ağustos 31, 2022

   Karanlık, puslu ve keskin… Şimdi gözlerinizi sonuna kadar açın ve bir de böyle deneyin, sessizlikler sarayının içerisindeki gizemli sembolleri işitmeyi. Eğer korkusuzca dar geçidin sonuna kadar takip edebilirseniz o mistik ve davetkar sesi; bir vezire veya vahşi bir ejderhaya dönüşürken, geriye dönüp Tanrı’ya kinayeli bir selam verin…    Sarayın sütunları, balmumunda dondurulmuş görsel ve…

Ağustos 13, 2022

   Ruhumu düzenli aralıklarla ziyaret eden titreme nöbetleri, bastırılan anıların bilincime düzenlediği kozmik baskınlar serisinin sistematik ifadeleridir. Her biri bulutların üzerine düşerek yayılan yıldırımlar gibi, kısa bir süre içerisinde tüm atmosfere ve hücrelerime nüfus edecektir. Hemen ardından duyduğun anlık gürültü, büyülü ormanın göğsü sıkıştığı sırada içine çektiği sakin ve gecikmiş nefesidir. Algılarımın benliğimden kopuk ve…

Temmuz 17, 2022

   Evren’in harmonisi, bu kompozisyonun içerisinde dört dörtlük bir ritim üzerine yerleştirilmiştir ve henüz giriş kısmında yaklaşan korkulu günlerin gelişini sakince vurgulamak üzere dizayn edilmiştir…    Çanlar titreşir ve kulağına fısıldadığım kehanetler her bir tonda boy gösterirdi. Sen parmak uçlarımda çınlayan maraton sesin yavaşça zihninin içindeki kurak arazide yankılanan sembolik izlere dönüşmesini seyrederken, ben de…

Haziran 17, 2022

“Ses ormanın derinliklerinden geliyordu Nefes ormanın derinliklerinden Bu kez rüyamın peşinden geliyorum Ve ses zihnimin derinliklerinden geçiyordu Şimdi son kez tüm geçmişi nehrin akışına bırakıyorum Bilincimi sonuna kadar kapatıyorum”    Melekler, ışığı yedi adil tona ayrıştırdı kantonun kıyısında biriken kanıyla Erdem’in. Her biri farklı bir notayı temsil etmek üzere yeryüzüne gönderilmişti. İliklerimin arasında biriken sıcacık…

Mayıs 17, 2022

   Karanlık, puslu ve keskin… Şimdi gözlerinizi kapatın ve bir mağara hayal edin; taştan yapılmış bir arı kovanı gibi, eski mi eski…    Benliğimin merkezindeki kırılgan maskeleri bir arada tutan o tozlanmış sinir demetlerini ve geceyi muhteşem gerçekliğe bağlayan halatların gevşemesiyle birlikte sarsılan bilinci ikiye bölmektedir Karanlıklar Sarayı’mın ortasından geçen amansız nehir. Bu kez sağlam…

Mayıs 13, 2022

   “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı. Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Işık karanlıkta parlar. Karanlık onu alt edemedi…” [Yuhanna 1:1-5]    İnsanlık sözün bir büyü olduğunu tamamen unuttuğunda ise her şey için artık çok…

Nisan 24, 2022

   Bir tutulma sırasında anlamıştım ki; artık geriye tutunacak belirli bir gerçeklik düzlemi kalmamıştı benim için. Öfkesinin nesnesiyle tutuşturulmuş parlak sicimde intihar için, ideal bir biçimdi gözlerimin içinde yanan alev çemberi. Geciktim; ivedilikle sakinleştirilen zemheri silüetim, ölümsüz güz bileşenlerini iradesizce azad etti ve böylece karşımda korkunç bir akrebe dönüşmüştü dili. Ben ise yalnızca kum saatinin…